Protest Müziğe İhtiyacımız Var – Class War Kollektive Fanzin

Yayınlandı: 11 Şubat 2016 / Köşe Yazıları / Corner Posts
Etiketler:, ,

protestmüziğeihtiyacımızvar

Bizler, Class War Kollektive çatısı altında “protest müzik mücadelesi verme mücadelesi verenler”; müziğin toplumsal uyanışa katkısı üzerine kafa patlatanlar… Şarkı başına milyon dolarlar kazananlara “duymadığımız” saygıdan dolayı kendimizle gurur duyuyoruz…

Protest müzik nedir? En yaygın tanımıyla “ Protest müzik, siyasi ve toplumsal içerikli  lirik yapısı ile muhalif bir görüşü dile getiren müzik türüdür.” Tarihi 1900’lerin başına kadar uzanır.

Günümüzdeyse, geçmişte protest olma özelliği taşıyan, isyanın, başkaldırının içinden doğan müzikler bile giderek protestliklerini kaybetmiş, sisteme entegre olmuş durumdadır.İnsanlar neden müzik yapma ihtiyacı duyar? Ya da önce şu soruyu soralım, müzik yapmak bir ihtiyaç mıdır? Neden? Bu sorulara farklı bakış açılarıyla aynı yanıtlar vermek mümkün. Örneğin yaptığı bir albümü milyonlar satan dönüşebilir. Bu, sistemin müziği insanları apolitize etmek için kullandığının; ve maalesef bunda kazandığı başarının kanıtı olarak gösterilebilir. Örneğin son zamanların modası “yatçaz, kalkçaz” şarkısı, dinleyen insanların hiç birine en ufak bir ilerleme kaydettiremez. İlerleme kaydettirememenin ötesinde, müzikal ve lirikal fakirliği-acizliği temsil eden bu tip çalışmalar insanları köreltmeye, uyutmaya bire birdir.

Ama düzenin devamlılığına, çarpıklığına ve çürümüşlüğüne en ufak bir sataşma bulundurmadığı için, kapitalizm tarafından finanse edilip yüceltilir. Ve bu sayede toplumun müzik anlayışı, müziğin insanlığa kazandırabilecekleri konusundaki fikirleri tamamen köreltilir. Bu sayede müziğin protest yönü kazınarak geriye sadece müzisyen açısından ticaret, dinleyici açısından salt müziğin ötesine geçemeyen bir “hiç” kalır. Bu konuda “eğer insanların duygularına hitap etmese bu kadar tutulmazdı” savunmasını yapmak, Tayyibin “biz bu ülkenin %50’sinin desteğini alıyoruz” demesi kadar gerçeği çarpıtıcı ve mantık dışıdır.

Çünkü hiç birimiz, D&R’lardada, televizyon kanallarında, bir protest rap ya da punk grubunun albümüne rastlamayız. Hiç bir organizatör protest bir özgün müzik sanatçısını çeyrek milyon dolara konsere çağırmaz. Ve bir süre sonra belirleyici olan, yapılan müziğin tarzı, ya da sanatçının politik-ideolojik duruşuyla tamamen bağlantısız olarak, plak şirketleri ve “kültür bakanlığı” olmaya başlar.

Bu sebeple bugün adı bile protestoyu çağrıştıran bir çok müzik tarzı, sistem tarafından içine empoze edilen “pop kültürünün” etkisinde öz değerlerini, protest niteliğini kaybetmiş durumda. Gittikçe ticari kaygılar içeren bu çalışmalar artık birer paçavradan ibaret.İşte bu paçavranın karşısında, ellerinde enstrümanları, mikrofonları, pankartları, sıkılı yumruklarıyla duran bizler, insanlığın hala insanca yaşayabilmek için, bu kokuşmuş düzenin bataklığından kurtulmak için şansı olduğuna inanlar; dimdik ayaktayız, mücadele ediyoruz. Protest müzik öldü diyebilmek için, onu ortaya çıkartan somut koşulların, bizleri bu protesto tarzına iten şartların ortadan kalkması gerek. 25. yıl konserinden sonra Grup Yorum üyeleriyle yapılan bir röportajda söyledikleri bir şey neden hala bizim gibi protest müzik peşinde koşan, sayıca az, imkanca zayıf olmasına rağmen mücadeleyi bırakmayan grupların olduğunu özetliyor:

“Politik müzik Türkiye’de zayıflamaz çünkü halkın derdi bitmiyor. Biz de halkın yanındayız. Gelecekte de politik müziğe ilginin azalmayacağından eminiz. Halkın gündeminde vuvuzela yok aslında. Daha başka konular var. Gecekondu yıkımları, işkenceler…”

İnsan sosyal bir varlıktır, onun için belirleyici olan özelliği sosyalliği Aristonun “zoonpolitician (politik hayvan)” diyerek anlatmak istediği politikliğidir.

Politik olma özelliğini insandan soyutlarsak, geriye sadece hayvan olma özelliği kalır. Ve sanat, insanların iç dünyalarına, benliklerine hitap edebilme özelliğini koruduğu sürece sanat olarak kalır.

Yazımızın başlığına gelirsek, protest müziğe neden mi ihtiyacımız var? Onu da 20. Yüzyılın protest müzisyenlerinden Joe Hill bize şöyle anlatıyor:

“Bir el ilanı, ne kadar iyi olduğu önemli değil, bir kereden fazla okunmayacaktır ama bir şarkı kalple öğrenilir ve defalarca tekrarlanır.”

Fotoğraf: Gezi Günleri

Class War Kollektive Fanzin 1. Sayı‘dan alınmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s