68 Kuşak Mülkiye ve Ruhi Su Konseri

Yayınlandı: 20 Eylül 2015 / Köşe Yazıları / Corner Posts
Etiketler:, ,

ruhisuvesümeyra

Okulumuzda zaman zaman kulüpler, konserler ve şiir geceleri düzenlerlerdi. Bunların hepsine katılmaya çalışırdım, çünkü keyif alırdım. Bu gibi etkinliklerin öğrencilerin kültürel gelişiminde büyük yararı olduğuna inanırdım. Yanılmıyorsam, Hüseyin Ergün’ün başkan olduğu dönemdi. Bu günkü gibi basılı afişler yoktu. Bir Kartonun üzerine yazılan yazılarla hazırlanan duyurular, okula ve yurda asılmıştı. Ruhi Su okulda konser verecekti. 60’lı yılların gençliği gibi hayranı olduğumuz Ruhi Su’yu çok seviyordum. Dinlemekten büyük keyif alıyordum. Bazen TRT radyosunda, bazen de Noyan Ünsal arkadaşımızın sorumluluğunu yaptığı Müzik odasında çalan plaklardan dinlerdik. O gece bende birkaç arkadaşımla beraber Ruhi Su konserine gittim. Salon hınca hınç dolmuştu. Bizde kapıya yakın bir yerde, oturacak yer bulabildik. Ruhi Su konserini Fikir kulübü düzenlemişti, ancak her düşünce ve kulüpten arkadaşlarımız içerideydi. Bu arada salona girerken Hür Düşünce kulüplü birkaç arkadaş, salonun dışında gözüme çarptı.

Ruhi Su sahneye çıktı. Salon tezahürattan inliyor. O da mutlu bir vaziyette sazını alıp çalmaya başladı, bir yandan da davudi sesiyle türkülerini söylüyordu. Ruhi Su’nun repertuarı çok zengin. Anadolu’dan derlediği türkülere kendi yorumunu da katarak söylüyor. Peş peşe “Drama Köprüsü, Yemen Türküsü, Bilmem Şu Feleğin Bende Nesi Var, Bizi Tan Eyleme, Allı Turnam Bizim Eve Varırsan, Evlerinin Önü Mersin, Benim Kabe’m insandır, Ankara’nın Taşına Bak, Annem Beni Yetiştirdi” vs, o günün popüler türkülerini seslendiriyor. Salondakiler hem sözle Ruhi Su’ya eşlik ediyorlar, hem de her parçadan sonra çılgınca alkışlıyorlar. İzleyiciler, bazı türküleri Ruhi Su’ya iki kez söylettiler. Bunlardan “Ankara’nın Taşına Bak” ve “Annem Beni Yetiştirdi” türküleri Ruhi Su’nun davudi sesinden salonu inletiyordu ve tüm öğrenciler de eşlik ediyordu.

 

Konserin ortalarında Ruhi Su bir parça arası verdiğinde büyük gürültüler duyulmuştu. Sanki dışarıdan bir çatışma sesi geliyordu. Konseri düzenleyen Fikir Kulübü yöneticileri, ne olup bittiğini anlamak için bir arkadaşı dışarı gönderdiler. O arkadaş biraz sonra kapıda göründü. Sakin olun, bir şey yok anlamında eliyle işaret ederek ön tarafa geçip bilgi verdi. Ancak sesler ve gürültüler biraz uzaklaşmakla beraber hiç kesilmedi.

Konser bitip dışarı çıktığımızda, bir arkadaş bağırarak ; “Arkadaşlar okulumuza saldırı yapıldı. Hür Düşünceli arkadaşlar saldırganlarla çarpışıyorlar. Haydi yardıma gidelim”. Sosyalisti, sosyal demokratı, sağcısıyla solcusuyla konserden çıkan tüm öğrenciler, seslerin geldiği Hukuk Fakültesi tarafına doğru koşmaya başladık. Toplum polisi iki Fakülte arasına girmiş, duvar örmüştü. Karşı taraftan Komünistler Moskova’ya”, bizim taraftan da Hür Düşünceli arkadaşlarımızın “Kahrolsun Faşistler” bağırtıları duyuluyordu. Bizim tarafta kalabalık bir anda çoğalmıştı. Bu arada Fikir kulüplerinden bir arkadaş Toplum Polisi şefine; ” Bu saldırganları dağıtmazsanız biz dağıtırız”, dedi. Her halde polisler konuştular ki, daha fazla bir olay olmadan saldırgan grup yavaş dağıldı. Bizde hep beraber Mülkiye marşını söyleyerek yurda geldik.

Başka bir aşk istemez, aşkınla çarpar kalbimiz…
Ey vatan gözyaşların dinsin, yetiştik çünkü biz…
Gül ki sen neşenle gülsün ay, güneş, toprak, deniz…
Ey vatan gözyaşların dinsin, yetiştik çünkü biz

1965-1966 yıllarında Hür Düşünce Kulübü Başkanlığı yapan Em. Büyükelçi Ömer Şahinkaya arkadaşımız Ruhi Su konseri olaylarını şöyle anlatmaktadır; “Fikir kulübü, solcu gençler arasında çok popüler olan Ruhi Su’ya konser verdirmek üzere fakülteye davet etmişti. Balkonlu salonda konser verilecekti. Salon hınca hınç dolmuş, hatta dışarıya taşmaktaydı. Hür Düşünce Kulübü üyeleri de başlarında ben, salona geldik. Ruhi Su’yu çok sevmememize rağmen Komünistlerle beraber olmayalım, Fikir Kulübünün etkinliğinde yer almayalım diye içeri girmiyoruz, konseri dışarıdan izliyoruz. O sırada Komünizmle mücadele derneği üyeleri olduğunu tahmin ettiğimiz Hukuk Fakültesi tarafından bir gurup, bizim Fakülteye doğru gelerek, “Ruhi Su Konserini” basmak istediler. Bahçemizden içeri kadar girdiler, Fakültenin pencerelerine taş atmaya başladılar. Bir yandan da tezahürat yapıyorlardı, ”Komünistler Moskova’ya, Komünistler Moskova’ya” diye. “Vay Mülkiyeye saldırı var” diye, konser devam ederken Mülkiyenin sağcıları bizler, Hür Düşünce Kulübü üyeleri, Hukuk Fakültesi tarafından gelen sağcılarla savaşmaya başladık. Taşlarla birbirimize saldırdık ve onları Fakültenin dışına kadar kovaladık. Mülkiye arazisinden püskürttük. Bu arada Fruko dediğimiz Toplum Polisi yetişti, İki Fakülte arasında aramıza girdiler. Bizim Mülkiyeliliğin ağır bastığı olaylardan birisi de budur. Karşı gurubu bırakın taşlasınlar demedik. Sağcılar sağcıları püskürttü. Başkan olarak ben ve Hür Düşünce kulübü üyeleri okulda popüler olduk. Bu olaydan sonra Fikir kulübü üyeleri bizlere sempatiyle bakmaya başladılar. O dönemler bambaşkaydı”.

Okulumuzda demokrasinin tam uygulandığı, her düşünceden insanın aynı odalarda veya yan yana odalarda kaldığı, barış ortamında yaşadığı güzel günlerdi.

M.SUDİ KOCAİMAMOĞLU
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s