Bölgemizden Bir Çalıntı Şarkı Haberi Daha: Ankara Marşı Hesen Zirek’ten Çalıntı

Yayınlandı: 7 Mayıs 2015 / İnceleme / Examining
Etiketler:, , , , , , ,

Yakın tarihe kadar yasaklar ve baskılara maruz kalan Kürd müziği, hakim devletlerin asimilasyoncu kültürleri tarafından talan edildi. Diğer parçalara nispeten biraz daha serbestiyet tanınan İran Kürdlerinden meşhur Kürd politikacılar, sanatçılar ve edebiyatçılar yetişti. Bunlardan biri de ses sanatçısı Hesen Zîrek.

1921 yılında Doğu Kürdistan’ının Bokan şehrinde doğan Hesen Zîrek, okuma yazma bilmiyordu. Kürdçe şarkı söylemenin yanı sıra bestecilik de yapıyordu. Dengbêjlik tarzının İran Kürdlerine has gırtlak yapısıyla şarkılar söyleyen Hesen Zîrek’in kurdo-arabesk türü bir müzik tarz yarattığı söylenebilir.

hesenzirekBu özgün Kürd sanatçının yaşamı da da en az sanatı kadar ilginç. Çocuk yaşta babası ölen ve annesi başkasıyla kaçan Zîrek sahipsiz kalır. Bir müddet köy köy dolaşıp karın tokluğuna şarkılar söyler. Gençliğinde ağa divanlarından dengbêjlik, muavinlik, meyhane garsonluğu gibi işler yapan Zîrek, yeteneğinin keşfedilmesiyle birlikte Irak’ta Kürdçe yayın yapan Bağdat Radyosu’na yönelir. Daha sonra İran’a dönüp Tahran Radyosu Kürdçe bölümünde çalışır. Yüzlerce şarkı ve beste yapar. Hayatında birkaç defa evlenen Zîrek, politikaya her zaman yakın durur. Bir süre hapiste de kalan Zîrek 1972 Haziranı’nda kanserden ölür.

Tahran radyosunun sağladığı imkanlar Zîrek’in yaşam kalitesini yükseltse de, o içinde bulunduğu ruhsal buhranı atlatamaz. Doğduğu topraklara geri döner. 1940’lı yıllarda Hesen Zîrek Mahabad’tadır ve bir çayhane işletmektedir. Aynı zamanda şarkılarını taş plaklar aracılığı ile sevenlerine ulaştırabilmektedir. Mahabad’ta bulunduğu süre içinde, Qazî Mihemmed önderliğinde 1946’da kurulan Mahabad Kürd Cumhuriyeti’nin kuruluşuna da tanıklık etmiştir. İşte bu tanıklık üzerine bir taş plağında, daha önce bestelediği ve Mahabad Kürd Cumhuriyeti’ne ithaf ettiği “Ey Niştiman” (Ey Vatan) marşını okur. Marş içerik itibariyle ulusaldır. içerdiği, “Aryan Ülkesi” , “Ulus” , “Vatan” , “ Kürdistan Toprağı” , “Kahraman Peşmerge” , “ Zafer” gibi ifadeler itibariyle modern, seküler bir görünüme ve şekil olarak pek de seri olmayan bir söyleyiş tarzına sahiptir. Aslında Hesen Zîrek’in büyüleyici sesinin özgün bir ahenk kattığı ve böylece onunla özdeşleşen birkaç eserinden bir tanesidir “Ey Niştiman.”

Ama gelin görün ki, Meşhur ‘Ankara Marşı’nın bestesi ile ‘Ey Niştiman‘nın bestesi tıpatıp aynıdır. Atatürk mitosunun yaratılmasından sonra bir çeşit, kendisine “marş ithaf etme yarışı” başlatan Kemalist rejimin türettiği söz konusu marşın sözleri için her ne kadar “anonim” denilse de marşın içerdiği sözcüklerin bir kısmı TDK’nin 1950 sonrası “öz Türkçeleştirme” envanterine mensup… Yani marş pek de masum görünmüyor. Marş son 40 yılda Ruhi Su’dan tutun Zülfü Livaneli’ye kadar bir dizi Türk sanatçı tarafından okunmuş. Türkiye’de yolu ilkokuldan geçen her vatandaş bu marşı ezberlemiş, an itibari ile hepsini değilse de ilk kıtasını söz konusu kitle ezbere bilir.

Ankara’nın taşına bak
Gözlerimin yaşına bak

Anonim denilse de, ‘Ankara Marşı’, TRT Ankara Radyosu’nun folklor derleyicisi Muzaffer Sarısözen tarafından derlenmiş ve Cengiz Kurt tarafından notalanmıştır. Radyo arşivinde ise, marşın “kaynak şahıs” hanesinde “Konservatuar İnceleme Heyeti” yazıyor.

Ankara marşının derleyicisi Muzaffer Sarısözen’in 1940 yılından sonra TRT’de işe başladığını ve besteci Cengiz Kurt’un da 1960 doğumlu olduğunu göz önüne aldığımızda , marşın iddia ettiğimiz intihal olma durumu kuvvetleniyor. Kaldı ki hiçbir yerde, bestenin sahibinden bahsedilmiyor. Anlayacağınız, Neşat Ertaş’ın Sovyet Kürdü Rustemê Îsko’ya yaptığını, Ankara Radyosu da Hesen Zîrek’e yapıyor. Bestesini kendisine mal ediyor.

Hesen Zîrek’in çalınan tek eseri bu değil… Zîrek’in “Yallah Şofêr” adlı şarkısı da İbrahim Tatlıses tarafından okunmuş, şarkının kaynak şahıs hanesine de “anonim” ibaresi yazılmıştır. Araştırma sonucu belirledik ki, bu şarkının derleyicisi olarak, 1970’li yıllarda Türk vatandaşlığına geçip TRT’de çalışan ünlü sanatçı Kerküklü Türkmen Abdurahman Kızılay’ın ismi geçmektedir. Yani anlayacağınız, Kerküklü Abdurahman Kızılay Hesen Zîrek’in şarkısını “derleme” olarak gösterip Türkçeleştirmiş ve şarkının “hak sahibi” olmuştur. İbrahim Tatlıses’in bu şarkı için kendisine telif hakkı ödeyip ödemediğini de şimdilik bilmiyoruz.

Yine Zîrek’in “Eman Doxtor” adlı şarkısı da meçhul şahıslar tarafından Türkçeleştirilip aynı ezgi ile söylenmiştir. Her geçen gün Kürdolojiye dair çalışmalar biraz daha artmaktadır. Bu gidişle, çalışmalara paralel olarak böylesi tespitlerin sayısı da gün geçtikçe artacaktır. Bu tespitlerimiz “iddia” mahiyetinde kime ya da kimlere havale edilecek göreceğiz… Cengiz Kurt’a mı yoksa İbrahim Tatlıses’e mi? Bence ikisi de yetmez, TRT radyosu ve emekli olmuş sabık “folklor derleme heyeti” ne de havale etmeliler…

Hesen Zîrek’in söz konusu eserlerinin Kürdçe orijinalleri ile ‚intihal halleri’ için aşağıdaki linklere bakılabilir.

Hesen Zirek’in „Ey Niştiman“ marşı

Ruhi Su’yun okuduğu Ankara Marşı:

Zülfü Livaneli’nin okuduğu Ankara Marşı:

Hesen Zirek’in „Yallah Şöfür“ şarkısı

„Yallah Şöfür“ şarkısı İ. Tatlıses’in sesi ve Türkçesi ile

Hesen Zirek’in „Eman Doktor“ şarkısı

“Doktor Civanim“ şarkısı Yaprak Çetin’in sesi ve Türkçesi ile

 

Sedat Ulugana / BasNews.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s